28 Nisan 2016 Perşembe

Kendi Gökyüzüm

Çıkmazlar içinde kaldım yine. Sokaklar, gözler, kalpler çıkmazda hep.. Daha yola giremeden çıkmaz üstelik. Yolunu bulamayan göçmen kuşları gibi şimdi sevdam hiç mi bulamayacağım hiç mi göçemeyeceğim bu gökyüzü bana dar geliyor kanatlarım üşüyor, bu soğukta rüzgarda daha fazla direnemiyorum çıkmak kurtulmak istiyorum kanatlarım çatlarcasına çırpınıp duruyorum ama olmuyor.. Onun gözleri gözlerime değdiği an bütün çabalarım kırılıyor.. Dikiş tutmayan bir kumaş parçası gibiyim sürekli yama yapılan ama hiçbir zaman eskisi gibi olamayan bir parçayım.. Rengim solmuş bu gökyüzünün güneşi bile bana iyi gelmezken nasıl durayım ki nasıl yolumu bulayım bana yol gösterecek ağaç bile kalmadı ki yosunlarına bakayım.. Birinin beni bulup buradan götürmesini de bekleyecek sabrım kalmadı.. Zaten kimsenin kimseyi bulma telaşıda yok. Bu devirde kimse sizin kalbinize bakmaz ki sadece çalışıyor mu diye kontrol eder. Ama olmaz ki kalbim bu kadar acıya bu kadar nefessizliğe dayanmıyor. İşin kötü tarafı ben şuan kimsenin gökyüzündeki kuş değilim ve olamadımda yani aslında aradığım şey bir gökyüzü de değil kafeste değil. Nede bir ağaç kenarındaki yosunda değil ben yolumu bulurum fakat bulmak istediğim yolda değil ki. Siz beni hiç anlamıyorsunuz. Benim aradığım bana eşlik edecek beraber gökyüzü aramaya gidecek bir yoldaştı. Bulamasakta zarar değildi. Kimsenin gökyüzüne muhtaç değilim benim hayalimde ki gökyüzü bana yeter. Gökyüzümde uçmayı hak edecek kuş yoksa bu benim ayıbım değil.

18 Nisan 2016 Pazartesi

İçimizdeki

Hepimiz her gün aynı şeyleri yapıyoruz.. Kalkıyoruz, gidiceğimiz yerlere gidiyoruz sonra tekrar uyuyoruz.. Yani bizim gördüğümüz bu. Aslında görmediğimiz göremediğimiz o kadar çok şey var ki. Mesela yürüyoruz ama o an sadece yürümüyoruz yanından geçip gidiyoruz sevdiklerimizin kalbimiz deli gibi atıyor, nefesimiz daralıyor ama bakamıyorsunuz bile göz göze gelmeye cesaret edemediğiniz, bakmayada doyamadığınız ama o 1 saniye bile sürmeyen göz göze geldiğiniz anın sonsuzluğunu yaşıyorsunuz onu görünce.. Ama insanlar sizi sadece yürüyorsunuz, gidiyorsunuz, yaşıyorsunuz sanıyor.. Her şey bu kadar sıradan görünürken içimizde yaşadığımız dünya neden bu kadar farklı!? Tabi birde merak ediyorsunuz o da böyle mi diye? Elinizden bir şey gelmiyor. Ama biz her gün aynı yoldan defalarca düşe kalka yürümeye çalışıyoruz bu böyle devam edicek..

7 Nisan 2016 Perşembe

Gidenlere

İnsanlar neden hep yarıda bırakıp giderler? Gitmek bu dünyanın kuralı mı? Ölüp giden var çekip giden var.. Mutlu giden yok ama yada kalanın mutlu olabilme ihtimali hiç yok. Ya unutucak gideni yada yaşayacak gidenin gelme umuduyla içten içe çürüyerek.. Bir yandan gidenin mutlu olmasını isteyecek ama bir yandan için için kıskanacak onu, keşke diyecek kalan 'keşke benide alıp götürseydi benimle mutlu olsaydı' diyecek ama kalanlar hiçbir zaman gidemeyecek ve şunu unutmayın ki giden değişir artık sizin uğurladığınız, arkasından su döküp uğurladığınız o gideniniz sizin olmaktan çıkmıştır. Sizde kalanlarla yaşamaya, nefes almaya ciğeriniz yansa da devam ediceksiniz. Ama hiç bir zaman birinin gideni olmaya cesaret edemeyeceksiniz.